Her acı günü, her çektiği işkence, her çaresizliği bedenine, tenine ve bakışlarına işlenmiş fırtına gözlü bir adam.Sizi yakıp yıkan, her hücrenizi geri döndürülemez parçalara ayıran dipsiz karanlığına rağmen nefesinizi kesecek, kalbinizi acıtacak kadar güzel biri.Yıllarca boş bir kabuk gibi yaşayan, intikamını, masumiyetini ve en önemlisi asla sahip olamadığı ruhunu arayan bir serseri.
Ayaz Haznedar.
"Şarkılara neden parça deniyor biliyor musun Safir? En ihtiyaç duyduğun anda eksik bir yanını tamamlayıveriyor bir tanesi çünkü. Sen yıldızların benim için yazdığı bir parçasın Safir, dünyamın karanlığına dayanamayıp beni terk eden ruhumun yerini doldurmak için bestelenmiş, dünyanın en güzel şarkısı."
Ve bu ruhsuz serserinin kalbine dokunmayı başarabilen, Safir gözlü, kırık dökük bir melek.
"Ve şimdi çal benim için Safir. Var olabilecek tüm sesler sussa bile sen, benim için çal...""
Güneş, rastgele bir dövmeciye kulağını deldirmek için girdiğinde Nikolai ile karşılaşacağından bihaberdi. İlk gördüğü anda hoşuna giden adamla arkadaş olmuş fakat gerçek hisleri hakkında konuşmamaya yemin etmişti.
★
❝Hani uzun bir günün ardından eve gelip derin bir nefes alırdınız ya; Niki'nin yanında olmak, ona sarılmak, gözlerine bakmak aynı böyle hissettiriyordu.❞
★
texting de bulunuyor bu arada, iyi okumalar♥︎