Koyulaşmış kahveli gözlere baktım bir süre.
Yüzünü tarıyordum.
Sağ elimi ensesinden çekip, yüzüne getirdim.
İnce parmaklarım önce alnındaki saçlarını okşayarak geriye itti.
Sonra içinde yaşamak istediğim gözlerini, çevreleyen o uzun kipriklerini okşadım. Elimi kaydırarak yanaklarına, ordan ucu hafif kalkık olan burnuna değdirdim. Gözlerim ellerimi takip ediyordu.
Dayanamayıp dudaklarına dokunduğumda, içine çektiği derin nefesi avcuma üfledi. Alt dudağını okşadım. Her dokunuşumda kasıldığını görebiliyordum.
"Ne yapıyorsun" dedi fısıltıyla.
İşaret parmağımla onu susturdum. Yutkundu. Adem elması boynu boyunca kaydığında gözlerim boynuna takıldı.
Dayanamayıp yüzümü boynuna gömdüm. Bir koku nasıl bu kadar bağlaya bilirdi insanı. Bunun hiç bitmemesini isterdim.
Bu adam bana ne yapıyordu böyle. Bağımlısı olmuşdum. Ona teslim olmuştum. Onda kayboluyordum...
Ezberlemek ister gibiydim. Birgün olur da onu göremem diye...
All Rights Reserved