Story cover for ~KumAr~ by zeynepguveenn
~KumAr~
  • WpView
    OKUNANLAR 333
  • WpVote
    Oylar 19
  • WpPart
    Bölümler 4
  • WpView
    OKUNANLAR 333
  • WpVote
    Oylar 19
  • WpPart
    Bölümler 4
Devam ediyor, İlk yayınlanma Tem 22, 2014
Her şey üst üste gelmek zorunda mıydı? Tam yeniden başladım, hayatım
normale döndü derken yine yıkılmak zorunda mıydım? Değer verdiğim herkes bana
ihanet etmek zorunda mıydı? Dünya neden bu kadar acımasızdı ve benimle derdi neydi? Neden bütün acıları ben çekiyordum? Hayatım ellerimden kayıp gidiyordu bir kez daha; ama ben yine bir şey yapamıyordum. Ama ne olursa olsun seviyordum... ONU SEVİYORDUM?
Tüm hakları saklıdır
Eklemek için kaydolun ~KumAr~ kütüphanenize ekleyin ve güncellemeleri alın
veya
#24heartbreaking
İçerik Rehberi
Ayrıca sevebilecekleriniz
Sevval_Alpar01 tarafından yazılmış CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... adlı hikaye
43 bölüm Devam ediyor
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
umudun_rengi00 tarafından yazılmış İKİ AİLE ARASINDA | Gerçek Ailem  adlı hikaye
54 bölüm Tamamlanmış Hikaye
Kadına baktım. Baya afetti, fıstık gibi daş daş. Bu adam, kadını nasıl tavlamış acaba? "Ne bakıp duruyorsun karıma" diye konuşan dayıya baktığımda kaşlarımı kaldırdım "Çok dikkatimi çekti" dedim, geri durmadan. "Eşref saatinde mi tavladınız? Nasıl baktı size söyleyin de biz de bir şeyler kapalım" söylediğim şeyden sonra kadın gülümseyerek bana baktı, abimse dirseğiyle kolumu dürtüyordu. Oflayarak abime baktım, dayı da kaşlarını çatmış bana bakıyordu ama umrumda değildi "ne var abi yalan mı söyleyeyim ne dürtüp duruyorsun!" Abim anında renkten renge girerken sarışın afet kahkahayı bastı. "Ay ne güzel gülüyor," yanındaki kasıntı adama döndüm "bir de sen gül bakalım dayı, yanına yakışacak mısın?" bu dediğim şeyden sonra kadın, kocasının koluna alnını yaslayıp gülmeye devam etti "Dayı diyip durma bana, teyze" Anında afalladım "teyze kim lan" şaşkınlıkla kendimi gösterdim "bana mı teyze dedi o dayı?" "Hâlâ dayı diyor!" "Seninle uğraşamayacağım" "İsabet olur" Dik dik ona baktım. "Çok gıcıksın" "Sen daha gıcıksın ve karıma bakmayı kes!" Sarışın kadın şaşkınlıkla adama döndüğünde "pes artık" dedi "inanamıyorum Miran! Çocuk sayılır o!" "Ama hayatım alacaklı gibi bakıyor?" "Belki de gelecekliyimdir" herkes bana döndü "Of hadi ama! Hani pozitif falan olursa diye şaka yaptım" "Ok" dedi, adam Gece, daha dünyaya gözlerini açtığı anda hayattan koparılmış bir çocuktu; doğduğu gün hastanede bilinçli bir şekilde başka bir aileye verilerek hiç bilmediği bir oyunun içine sürüklenmiş, hiç ait olmadığı bir ailenin yanında büyümek zorunda bırakılmıştı. Onu yalnızca kendi hırslarının gölgesinde büyütmüşlerdi Bu, sadece kayıp bir kızın hikâyesi değil... Bu, yeniden doğan bir Gece'nin hikâyesi... ✔️ Güç hırsıyla oynanan bütün oyunlar kanlıdır.
Ayrıca sevebilecekleriniz
Slide 1 of 10
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
İKİ AİLE ARASINDA | Gerçek Ailem  cover
GELİNİN KIZ KARDEŞİ|TEXTİNG cover
Serseri //yarı texting// cover
DENİZİN GÖZYAŞI | Yarı Texting cover
RUSKOLİK +18 cover
Mafyaymısmıs cover
züppe | texting cover
Mahi | bxb cover
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) cover

CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 bölüm Devam ediyor

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.