Story cover for Prygton by burakthedreamer
Prygton
  • WpView
    Bacaan 181,653
  • WpVote
    Undian 8,954
  • WpPart
    Bahagian 48
  • WpView
    Bacaan 181,653
  • WpVote
    Undian 8,954
  • WpPart
    Bahagian 48
Cerita Lengkap, Pertama kali diterbitkan Jul 23, 2014
Amerika hükümeti ülkenin en iyi bilim adamlarını ve cerrahlarını toplayarak bir deney başlatılar. Deneyin amacı, bir ilaç yardımıyla, deneklerin beyinlerini tüm kapasiteyle kullanmalarını sağlamak. 
Ancak sonrasında içlerinden birinin "Bu insanlar beyinlerinin yüzde yüzünü kullanabildikten sonra çok tehlikeli olacaklar!" demesinden sonra hükümet deneyi durdurur. Ardından tüm herkesi evlerine salar, şüphe çekmemek için önceden sabıkası olan kiralık katilleri bu denekten sağ kurtulan insanları öldürmek için kullanırlar. 
Ancak daha önceden bilmedikleri bir şey vardır... Bu kullandıkları ilaç dna'ya yapışıyor ve bu yüzden denekler eğer deneyden sonra çocuk sahibi olursa bu ilacın dna'ya işlediği o moleküller o çocuğa da yapışıyor. Ve belli bir yaştan sonra dna'daki etki göstererek beynindeki kapasite artıyor.
Neler olabilir? Devlete karşı, üstün zeka insanlar... 
İyi okumalar!
Hak Cipta Terpelihara
Daftar untuk menambahkan Prygton pada pustaka anda dan menerima kemas kini
atau
#666bilim
Garis Panduan Isi
You may also like
You may also like
Slide 1 of 9
KROM VE KEMİK BxB cover
MIHRA  cover
NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA cover
ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )  cover
On Üçüncü Pay cover
DUHUL cover
YAPAY KALP +21 cover
Asena deniz (gerçek ailem) cover
🇹🇷 IGNIS ET NOX (TÜRKÇE) cover

KROM VE KEMİK BxB

52 bahagian Cerita Lengkap

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?