Cafuné
  • WpView
    OKUNANLAR 52
  • WpVote
    Oylar 10
  • WpPart
    Bölümler 1
WpMetadataReadDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Cts, Eyl 5, 2020
"Öyle çok seveceksin ki beni delireceksin!" Öyle çok sevdim ki onu kalbim hüküm sürer oldu aklıma nazaran. Öyle çok sevdim ki onu geçmişim çıktı tozlu raflardan. Öyle çok sevdi ki beni benimle birlikte oydu geçmişimle savaşan. Öyle çok sevdi ki beni sessizce ölüşlerime karşı durdu yılmadan. "Öyle çok sevdim ki seni ölmek istemiyorum artık. Yaşamak istiyorum." Yaşamak yalnız nefes almaktı ondan önce. Ruhsuz bir beden ve işlevsiz bir kalp. Ellerimle hazırladım defalarca ölümümü. "Sen güçlü görünmeye o kadar programlamışsın ki kendini sana bakan gerçekten güçlü bir kadın görür karşısında. Oysa ruhuna bakan biri ne kadar narin olduğunu anlayabilir. Sen çok narinsin ama bunu çok güzel saklamayı başarabilmişsin." İlk kez narin hissetmiştim birkaç cümle karşısında. İlk kez kırılganlaşmıştım. Duvarlarım sarsıldı. Saklayamadım ondan. Dört duvarımın arasına sızdı ve benimle orada yaşadı.
Tüm hakları saklıdır
#579
paranormal
WpChevronRight
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi