İzzet ve Nefs

İzzet ve Nefs

  • WpView
    Reads 253
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadMatureComplete Thu, Sep 26, 2019
Yaşı, başı, ismi, cismi fark etmez; bir kadın, her şeye kâdirdir... Ve bir gün, o kadınlardan birisi çıkıp der ki: "Herkes 'sonradan' kötü olur, lakin ben, o sonrası için doğanlardandım işte..." Çaresiz, öyküsünü dinlerken buluruz kendimizi... Kurtulmak imkânsızdır... Çünkü O, artık her erkeğin belleğindeki en düşkün arzularda, her dişinin de gıpta ettiği cesur bir zaviyedeki hayatta sürdürmektedir saltanatını... Maksadı vardır fakat tüm bunları anlatmasının, Ve kurallara uymaktan korkanlar, bu oyunda yitip gitmeye mahkûm kalacaktır... İmlânın saygıyı ve duyguyu yansıttığı bu romanda, her şeyden özge kalan soyut bir tasvirle, haklı çıkmanın dayanılmaz hafifliğini yansıtan yumuşak bir anlatımla, karalar ak, muğlâklar berrak hale geliyor. Umde değil, ibret ve tedbir için çıkılan bu yolculukta, kararlı bir kadının sebep olmakla yetinmeyip bir de başa çıktığı ve alt ettiği nice tehlikenin, elde edilen nice zaferin bedeli, takdir-i ilahî için okuyucusunu bekliyor...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Sessiz İhtilal & Gerçek Ailem
  • Umay-Gerçek Ailem-
  • İNCİ | gerçek aile
  • SENDE SAKLI HİSLERİM|texting
  • DELİNİN EN KOYU TONU [+21]
  • Ceza Kulübü
  • Kırık Kanatlar
  • Gönül Harbi (Gerçek ailem)
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • SESİZ KIRILIŞ

Derler ki gözler kalbin aynasıdır. Kalbindeki saf gerçekliği gözlerine vurarak binlerce duyguyu barındırarak gösterirdi o gözler. Ama zihnin bir noktası olurdu. Kalbine dur diyecek kadar öne geçmesini sağlayan buzdan bir zihin. Benim zihnim, kalbimin üzerine inşa edilmiş devasa bir buz kütlesiydi; ne duygu sızdırırdı, ne de dışarıdan bir sıcaklık kabul ederdi.​ Damarlarımda akan kanın bana ait olmadığını, ismimin bir mezar taşına çoktan kazındığını bilmeden yaşamıştım. Şimdi, küllerinden doğan bir hayalet gibi, o büyük Sancaktar Hanedanı'nın kapısındayım. Elimde bir sevgi buketi değil, Ferhat Ivan Mironov'un zihnime yerleştirdiği o zehirli hançer vardı. İhtilal sessizce başlar; bir yabancıya sarıldığında onun aslında kendi kanın olduğunu fark ettiğin o sarsıcı anda gizlidir her şey. Ve en büyük ihtilal, celladın kendi kalbine yenildiği andır...

More details
WpActionLinkContent Guidelines