İŞARET

İŞARET

  • WpView
    LECTURAS 7,132
  • WpVote
    Votos 803
  • WpPart
    Partes 13
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación lun, feb 24, 2020
Zar zor araladığım gözlerim, güneş ışınlarının kuvvetine dayanamayarak geri kapandı. Bilincim yerindeydi ve sesleri duyabiliyordum. Havaya nüfuz etmiş olan paniğin kokusunu koklayabiliyordum. İnsanların yüzlerine yerleşmiş olan korkuyu hissedebiliyordum. Meraklı ve acıyan bakışları... Şaşkınlık nidalarını... Ama biliyordum ki; hiçbirinin umrunda değildim. Burada birkaç dakika geçirip meraklarını gidereceklerdi. Sonra da.... Hayatlarına devam edeceklerdi. Ya ben? Gözlerimden akan yaşlar dudağımdan akan kanlara karışarak asfaltı boyarken karnımdaki tarifsiz acıyı bütün hücrelerimde hissediyordum. "Lütfen" diye geçirdim içimden. "Lütfen rüya olsun..." Ama biliyordum ki değildi. Siz de öğreneceksiniz. Benim hikayem aslında bundan yaklaşık 1 hafta önce başladı. Nasıl mı?
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido