We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
HOSTIUM

HOSTIUM

  • WpView
    Reads 85
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Nov 19, 2019
WpInfo
Fiction
Fantasy
Gözlerimi bağlamış olsa da arkamdaki varlığı hissediyorum. Tüylerimi diken diken eden nefesi, bana ölümün soğukluğunu hatırlatıyordu. Zaten ondaki boş bakışlar, yalnızca Azrail'e ait olabilirdi. Gözleri bedenimle buluştuğu anda sonbaharda rüzgara direnen yaprak gibi titriyordu kalbim. Sert sesi kulaklarımda yankılandı. "Neden gelmiştin buraya?" Susmayı tercih ettim. Konuştuğum her an aleyhime işleyecek bir şey buluyordu. Arkamdan biraz uzaklaşmıştı. Ne yaptığını deli gibi merak etsem de kıpırtısız bir şekilde bekliyordum ölüm meleğimin bana yapacağı şeyleri... Soğuk metali omuriliğimde hissetmemle, sırtım yay gibi gerildi. İşte şimdi gerçekten iliklerime kadar titriyordum. Keskin bıçağı omuriliğim boyunca gezdirdi. Sırtım ile kanadımın birleştiği yere bıçağın sivri ucun batırınca, inledim. Tanrım, düşündüğüm şeyi yapmazdı değil mi? "Belki, kanatlarına biraz şekil verirsem, konuşmaya karar verirsin. Ha?"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines