Burn And Revive; İNTİKAM AĞI
Natanyel, karanlık bir odada zincir sesleriyle uyanır; deliler hastanesinin rutubetli duvarlarında yankılanan çığlıklar ona kim olduğunu hatırlatmaz, sadece gördüğü işkencelerin bıraktığı izleri hissettirir. Hafızası parçalanmış hâlde, gerçeğin mi yoksa zihninin ona oynadığı bir oyunun mu içinde olduğunu bilemez.
Doktorların enjekte ettiği ilaçlar, hatıralarının arasına zehirli sisler çöker; bir anlık parlamalarda geçmişine dair kırık görüntüler görür ama hiçbirine tutunamaz. Hastane, sadece bir tutsaklık değil, sanki aklını kontrol eden görünmez bir labirent gibidir.
Bir enjeksiyon sonrası gözlerini yeniden açtığında, bu kez baş düşmanının evindedir. Adamın yüzünde hem nefret hem de tanıdıklık vardır sanki aralarında yaşanmış bir hesaplaşmanın gölgesi odanın havasını boğmaktadır. Ama Natanyel neden bu adamla düşmandır? Deliler hastanesine kim tarafından, hangi suçun bedeli olarak kapatılmıştır?
Yoksa tüm bu kaçırılışlar, düşmanlıklar, acılar... sadece Natanyel'in kırık hafızasının ördüğü bir yanılsama mıdır? O, gerçeği aradıkça zihninin ona kurduğu tuzaklar daha da derinleşir.
Hafızanın susturduğu yerde, gerçek fısıldamaya başlar... Dinlemeye cesaretin varsa.
Gerçekte bazen en tehlikeli düşman olabiliyor. Onu karşılamaya hazır ol.