غلاف قصة Kaybederek Bul بقلم kirmizikaranfilci
Kaybederek Bul
  • WpView
    مقروء 355
  • WpVote
    صوت 53
  • WpPart
    فصول 10
  • WpView
    مقروء 355
  • WpVote
    صوت 53
  • WpPart
    فصول 10
مستمرّة، تم نشرها في ديسـ ٢١, ٢٠١٩
"Kaydettiklerin kadar özgür, buldukların kadar özelsin."
 Eftelya adındaki fazla meraklı kızımızın hayat öyküsü diğerlerinden farklıdır; küçük yaşta ailesinde hem cinayet hem de intihar gerçekleşmiştir, henüz 12 yaşındayken. Ve bazı kendince sebeplerinden dolayı kendisini suçlu hissetmektedir. Ayrıca Deniz adındaki ablası da bu olay olurken evdedir. Ablasının kanını tespit eden polisler ilk önce kaçırılma davası olarak sonrasında ise öldüğünü bildirmişlerdir lakin ceset bulunamamıştır.
 Eftelya tam da bu sebepten ailesinden sonra ona bakan amcası da öldükten sonra hukuk okurken geçiminde aksaklıklar olmuş ve üniversiteye ara vererek bir işe girmiştir.
 Andaç adındaki bir adam da Eftelya'da bir şeyleri değiştirir, belki de her şeyi...
 Ama bu işte de bir şeyler vardır, garip davranan insanlar ve bir de onu ondan daha iyi tanıyan Kioske adında oyun arkadaşıdır. Üstelik bu Kioske'nin  ablasıyla ilgili bir şeyler bildiğini düşünen kız oyunu sonuna kadar devam edeceğine söz verir; hem belki de oyunun kazananı ablasını alır?
     Her hikaye bir şansı hak ettiğini düşünüyorum ve bazı   hikayeler kendisine verilen bu şansı en güzel şekilde tamamlar. Hikayemin öyle olması dileğiyle...
جميع الحقوق محفوظة
قم بالتسجيل كي تُضيف Kaybederek Bul إلى مكتبتك وتتلقى التحديثات
أو
#2güzelkadın
إرشادات المحتوى
قد تعجبك أيضاً
AZE بقلم kelebekleroldu1
39 أجزاء مستمرّة
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.