Ben daha çok küçükken babamın bana anlattığı prenses masallarından tanıdım aşkı.
Sandım ki her aşk masalında prenses kendisini kurtarmaya gelen prensi sabırla bekler, ve prensi için ölümü bile göze alır. Çünkü sevgi bunu gerektirir.
Prens ise prensesinin üzülmesini hiç istemez.
Onun için canavarlarla savaşır. Saçının bir teline bile zarar gelmesini istemez. Çünkü onu çok sever.
Ama benim masalım diğerlerinden biraz farklı.
Aşk yok. Toz pembe hayaller yok. Sevgi sözcükleri yok. Değer veren insanlar yok. Ardımızda duran ebeveynler yok.
Sadece kardeşim... ve ben.
O benim minik prensim.
Onu hayatın şiddetli rüzgarına karşı korumak benim görevim. Küçük yaştan itibaren hiç kendimi düşünmedim ben. Varımı yoğumu ona adadım.
Sonra günlerden bir gün biri bana aşktan bahsetti.
Aşk.
İnsanları oyalamak için uydurulan sahte bir kurmaca dır aşk. Benim aşkla işim olmaz.
Sandım.
• Kirli Melek •
"Sevgi fedakarlığa muhtaçtır"
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?