DÜZENLİ FELAKET
Holdingin o devasa cam kapısından içeri girdiğimde kendimi karınca gibi hissettim. Herkes o kadar uzun, o kadar zayıf ve o kadar ciddiydi ki... Sanki içeride bedava gülümseme dağıtıyorlardı da, herkes oruçluydu.
"Pardon," dedim danışmadaki, boyu benim iki katım olan kıza. "Ben Sona. Mutfak bölümü için gelmiştim ama..."
Kız bana şöyle bir baktı, sanki bir uzaylı görmüş gibi. "Sona Aydın? Siz Mert Bey'in yeni asistanısınız. 45. kat, sağdaki ilk oda. Bekletilmeyi hiç sevmez."
"Asistan mı?" dedim şokla. Ben börek açmaya, çay demlemeye gelmiştim? "Yanlışlık olmasın? Ben güzel kısır yaparım ama dosya falan..."
"Hemen çıkın Sona Hanım. Mert Karahan bekliyor."