Bu Sefer Olmaz

Bu Sefer Olmaz

  • WpView
    Reads 82,203
  • WpVote
    Votes 49,585
  • WpPart
    Parts 55
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 13, 2021
Hayat dediğimiz şey hep bir şeylere olmaz diyerek ya da şüpheyle yaklaşarak geçirdiğimiz bir döngü değil miydi zaten? Acılar yaşadığımız, ihanetlere uğradığımız bir daha yapmam desem de yine aynı şeyleri yaptığımız bir kısır döngü değil mi? Her şeyin gün gelip tepetaklak olduğu anlar yaşadığımız bir istasyon değil miydi gerçekten? Dost bildiklerimiz düşman, düşman bildiklerimiz dost olurdu bazen. Prensiplerimiz çerçevesinde ordan oraya savrulur duvarlarımızı yıkmasına da izin vermeyiz kimsenin. Fakat gün gelir en güvendiğiniz kardeşiniz, kankanız artık başka bir adama dönüşür. Kankanız size aşık olamaz mı? Olabilir ama ya gerçekten olmamalıysa... Hayatta olmaması gereken şeyler ortaya çıkar kimi zaman ve bunu değiştirebilmekse yalnız bizim elimizdedir. "Ben ne kadar atmaya çalışsam da içimden o kadar sen vurdun yüzüme.Ama bu sefer izin vermiycem tarihin tekerrür etmesine ve sana bu sefer olmaz diycem. -Sezen " Hadi gelin beraber bu sefer olmaz diyelim ya da bir şeylerin akışını değiştirelim.Okuduğunuz için pişman olmayacağınız bir hikayeye şans vermeye ne dersiniz? Kitabın ismi ve içeriği bana ait olup telif haklarına sahibim. İsmini veya içeriğini kullanan kişi hakkında yasal işlem başlatılacak bilginize
All Rights Reserved
#36
vazgeçmek
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines