We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
To The Moon

To The Moon

  • WpView
    Reads 34
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jan 12, 2020
WpInfo
Fiction
Science Fiction
"Milyarlarca Deniz Feneri gökyüzüne sıkışıp kalmışlar..." Doktor Eva Rosaline ve Doktor Neil Watts Sigmund Corporation şirketinde çalışmaktadırlar. Bu şirketin amacı ölmek üzere olan insanların anılarına bir çeşit makine ile girerek yapamadıkları bir şeyi veya bir hayalini gerçekleştirmeyi hedefler. Bu seferki hastaları John Wylse'ın evine giderler. John Wylse'ın anılarına girerek John'un hayali olan Ay'a gitmesini gerçekleştirmeye çalışırlar ama John neden aya gitmek istediğini bilmemektedir... !UYARI! BU KİTAP TO THE MOON ADLI OYUNDAN ESİNLENİLEREK YAZILMIŞTIR. KONUYU DAHA İYİ ANLAMANIZ İÇİN TO THE MOON ADLI OYUNUN GAMEPLAYİNİ İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİZ. İYİ OKUMALAR ♥️
(CC) Attrib. NonCommercial
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • DUHUL
  • On Üçüncü Pay
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Albay Kızı
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA (DÜZENLENİYOR)

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines