Story cover for KAYIP by tugba__19
KAYIP
  • WpView
    Bacaan 704
  • WpVote
    Undian 112
  • WpPart
    Bahagian 37
  • WpView
    Bacaan 704
  • WpVote
    Undian 112
  • WpPart
    Bahagian 37
Sedang Ditulis, Pertama kali diterbitkan Jan 13, 2020
Matang
Nefes alamıyordum, gördüğüm görüntü beni şok etmişti. Kalbim sıkışmaya başlamıştı. Gözümde ki damlalar bacağıma düşüyordu. Ellerim arkamda bağlı ve yerde diz çökmüş oturuyordum. İzlemeye dayanamıyordum.


Ellerim titriyordu sadece durmadan bağırıp birilerinin yardım etmesini istiyordum. Birileri yardım etsin ne olur..

Nası dayanırdım buna? Bir insan nası böyle görür, kulağım nası duyar bu acıyı..  İnsan acıyı görebilir miydi? Ben görüyordum işte. Acıyı en derin hücrelerime kadar hissediyordum. 

Kafamı bacaklarımın üstüne koydum. Gözlerimin kapanmasını sağlamıştım. Ama kulaklarım duyuyordu. Kalbim hissediyordu..

Bilincimin kapanmaya başlamasıyla gözlerimin kapanmasına izin verdim. Nefes alışverişim daha da hızlanıyordu.

Karanlıkta  gördüğüm tek şey acıydı.


Ben Defne Armağan. Kaybolan kardeşimi, ve amcamın katilini bulmaya geldim.
Hak Cipta Terpelihara
Daftar untuk menambahkan KAYIP pada pustaka anda dan menerima kemas kini
atau
Garis Panduan Isi
You may also like
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) oleh irmmmaaakk
42 bahagian Sedang Ditulis
Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma
You may also like
Slide 1 of 10
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) cover
ÂFİTAP cover
Cansız Manken (+18) cover
5. seviye cover
11 GÜN cover
Zorbanın Bedeninde cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
YAMAÇTA'Kİ EKİN cover
Kar çiçeği cover
Ölüm Oyunu cover

Çiçekçi (Tefeci Kurgusu)

42 bahagian Sedang Ditulis

Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma