"Sakin ol." dedi, sanki kurşunlanmıyormuşuz gibi. Gözlerine baktım hayretle. Karanlık bir ormanı andıran yeşil gözlerine...
"Öleceğiz, farkında mısın?" diye sordum. Sesim, soru sormaktan çok hesap sorar gibiydi. İfadesizliğini korudu.
"Ölmeyeceğiz." dedi kendinden emin bir sesle.
Alayla güldüm. "Teröristler üzerimize kurşun yağdırmasa daha inandırıcı olabilirdin."
Yüzüme baktı. İlk defa keskin bakışlarını bu kadar net bir şekilde hissediyordum.
"Fazla korkaksın, öğretmen. Garadere'deysen, ölümün soluğu sürekli ensende zaten. Alış buna. Ya da git."
Netti. Haklıydı. Burada ecelle dans ediyordun her daim. Garadere'ydi burası. Savaşın soluğunu her an üstünde hisseden o küçük sınır köyüydü.
All Rights Reserved