Büyücü
  • WpView
    Reads 80,345
  • WpVote
    Votes 9,193
  • WpPart
    Parts 37
WpMetadataReadComplete Thu, Jun 25, 2026
Krallığından kaçak yaşayan bir büyücü, çocukluğundan beri sığındığı, iksir tüccarı diye bilinen bir adam, herşey böyle başlamıştı işte. Savaştan yeni çıkmış altı krallık ve gizemli bir dünyada Lucia, kendini geliştirip iyi bir büyücü olabilmek için ilerlediği bu yolda bilinmeyen tüm sıraları açığa çıkarıp, kendini tehlikeye atacağını hiç düşünmemişti. Ya da asıl tehlikenin aslında kendisi olduğunu hiç tahmin etmemişti. İhanetler, savaş, katliam, tehlikeli yaratıklar, yıkılmış krallıklar ve öldürmeye hazır cellatlar... Lucia, geçmişini bulmaya çalışırken en yakınlarının bunu elinden aldığını öğrendiğinde herşeyi baştan yazacaktı. * "Ona karşı gelebileceğini mi sanıyorsun?!" duyduğum sesle arkamı dönüp alayla sırıttım. O ise bu hareketime karşın imkanı varcasına daha da kaşlarını çattı ve ardından "Seni pis cadı!" diyerek bana doğru öfkeyle adımladı. "İlk olarak, ben cadı değil bir büyücüyüm." dedim ve bir adım ona yaklaşıp sağ elimi açıp sağa, sol elimi açıp sola çevirdim. "Ben ona karşı kazanacağımı biliyorum ama sen," onun aksine derin bir nefes alarak havalanan ayaklarına ve nefes almak için çırpınan ellerine baktım. "ama sen bana karşı gelebileceğini mi sanıyorsun?" *
All Rights Reserved
#192
büyü
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ateşe Adanmış Ruhlar
  • Sadece Bir Damla Brh+
  • Alya
  • Ölü Kralın Laneti
  • KIZIL GECE
  • VAMPİR LORD'UN KARISI
  • GÜNAHKÂR: KAN SÖZÜ
  • Dolunayın Altında
  • ON İKİNCİ ALEV
  • BAĞLI RUHLAR

Bazı sırlar vardır. Öğrenildiği anda insanı değiştirir. Ve bazı yaşanmışlıklar vardır. Akıl unutsa da yürek hiç durmadan hatırlatır. Aypare Ulusoy, ona ait olmayan bir dünyanın içinde boğulduğunda, yüreğine saplanan o sızıyla gerçekleri bulmaya çalışıyordu. Fakat her gerçek, onu benliğinden bir adım daha uzaklaştırıyordu. Gördüğü rüyalar artık rüya değildi. Duyduğu fısıltılar, dudaklarından dökülemeyecek kadar karanlıktı. Bir boşluğun hissizliğinde debelenirken, yalanların içinde rast geldiği tek bir doğruya tutundu: Alas Sipahi. Ateşe hükmeden ama yüreğine söz geçiremeyen o duygusuz hükümran... Yenilmez denilen o kalbin, tek bir ışık uğruna diz çökmesiyle tüm dengeler altüst olmuş; düzene çizilen sınırlar çoktan silinmişti. İntikam ve öfke aşkla harmanlandığında bu bir sonun değil, başlangıcın kehanetiydi. Yüzyıllardır saklı bu kehanet, kana bulanmış eller arasında fısıltı gibi yayılırken, kapana hapsolan gölgeler tek bir şeyi mırıldanacaktı: Kalp unutmazdı. Ve aşk alevlendiğinde, bazı ruhlar kül olmadan kavuşamazdı. ....

More details
WpActionLinkContent Guidelines