
"Serkan yapma..." dedim üzgün bir şekilde.
"Ne yapma Ömür?! Her geçen gün beni kendinden daha çok uzaklaştırıyorsun. Asıl sen yapma! Yalvarırım yanında olmama izin ver."
"Ya olmaz!" dedim sesim titrerken.
"Neden!?" dedi bir anda bağırarak.
"Ben birinin daha beni yarı yolda bırakmasına dayanamam çünkü! Bu kez olmaz!" dedim ben de onun gibi bağırırken. Büyük bir sessizlik olurken gözlerime bakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
"Ömür, ben neden-"
"Neden sen böyle bir şey yapasın ki, değil mi?" dedim acıklı bir gülümsemeyle. Devam etmemi bekler gibi baktı yüzüme.
"Yıllarca babamın eve dönmesini bekledim ben. Öldüğü söylenilen babamın bir gün çıkıp gelmesini istedim. Bizi terk etmiş olsun ama ölmesin istedim. Bu acıyla ben yıllardır yüzleşiyorum Serkan." dedim yutkunarak.
"Babam da beni sevdiğini söylüyordu. Üstelik aramızda bir kan bağı var. Senin bir gün ortadan kaybolmayacağını ya da 'seni görmek istemiyorum' demeyeceğini nereden bileceğim?" dedim son gücümle.
"Ömür sana söz veriyorum!"
"Verme! Serkan anlamıyor musun? Üzüldüğünü görmüyor muyum sanıyorsun? Seni bu kadar üzgün görmek beni de yıpratıyor! Ben sana bunu yapamam!" dedim güçlü çıkmayan sesimle.All Rights Reserved1 part