Dört Özellik Bir Meteor

Dört Özellik Bir Meteor

  • WpView
    Reads 306,875
  • WpVote
    Votes 13,781
  • WpPart
    Parts 40
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 24, 2016
Harika bir hikayeyle sizlerleyim. Hikayeyi okdukça içine sürükleneceğiniz, heyecanla yeni bölüm isteyip; oy ve yorumlarınızı eksik etmeyeceğiniz bir hikayeyle karşı karşıyasınız. Lütfen ilk bölümlerden yargılamayın. Diğer hikayelerden apayrı konu ve anlatım... --- Ben yol tarifi edebilecek başka insanlara rastlamak için dua ederken bir kol bileğimi tuttu ve beni kendine çekti. "Sanırım yolunuzu kaybettiniz küçük hanım" ve bir taş konuştu, bir kaya konuştu, bir meteor konuştu ve bir ego konuştu - yanlış anlamayın bunlar dört kişi falan değil dört özellik bir meteor - ben de bu yüzden "Hayır, teşekkür ederim" demekle yetindim. Ahh ona yakından bakmak; masmavi gözleri, dolgun dudakları sarı ve kahvenin arasında oynayan saçları... Ona bu kadar dikkatli ve etkilenmiş bir sekilde baktığımı anlamış olacak ki: "Peki" dedi ve BANA GÖZ KIRPTIĞĞ. İşte ben bu sahnede eriyorum. Not: Erimemin sebebi yalnızca sıcaktan kaynaklanıyor. Yani çocuk bana iki tane göz kırptı diye falan değil.!?,:!;'
All Rights Reserved
#19
antalya
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines