KARANLIĞIMDAKİ NEFES

KARANLIĞIMDAKİ NEFES

  • WpView
    Reads 9
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Feb 4, 2020
WpInfo
Fiction
Romance
Hayat insanoğluna verilmiş en değerli şey. Aynı zamanda karanlığa atılan ilk adım. Bir bebek anne karnına düştüğü gün karanlığa ilk adımını atmış olur. Hiç kimsenin mükemmel bir hayatı yok. Hiçbirimiz mükemmel değiliz ya da çok şanslı. Çünkü biz insanız yeri geldiğinde en mutlu yere geldiğinde en mutsuz oluruz. Pişmanlıklarla hayal kırıklıkları ile kötülükle tanıştığımız an hayatı tüm gerçeklikleriyle gördüğümüz o an işte o an biz hayatla tanışırız gerçek hayatla. Yaşamak aslında mükemmel.Bize veril en en değerli şeylerden biri. Nefes almak dünyanın güzellikleriyle tanışmak bunlar inanılmaz bize sunulan nimetler. Ama insan olmak çok zor bu zorlu yolda kimimiz kazanır kimimiz kaybeder. Sanırım ben kaybdenler listesinin başında geliyorum. Çünkü o çukura bir defa düştüğünde çıkmak kadar kolay olmuyor. Ben o çukurun en dibine çakıldım. Beni o çukura atan sevdigim adam oldu. Acısı ilk günkü gibi kalbimde... Ben Miray Çağlayan Ayaz Erezoğluna olan aşkım benim sonum olacak... Kitaba bașlama tarihi: 02.02.2020 Sizlerde hikayeme ortak olun sevgili okurlarim:):):)
All Rights Reserved
#144
romatik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines