Adam korkak değildi , ama korkuyordu sevmekten.
Kadın korkak değildi , ama korkuyordu dünyada tek kalmaktan.
Kimse korkmaz sadece korkutulur.
Bir bir elime düşüyordu ipeksi saçları,
Bir bir düşüyordu incileri , her gün soluyordu , yeşilleri kırmızılaşıyordu , beyaz teni kırmızıya çalıyordu , incinmişti, adamda kadında.
Adam saramazdı sanki onda olan yaraların başka bir bedende olanın.
Bu yüzden korkuyordu zaten sevmekten.
Kadın ağlamazdı ki .
Peki kirpikleri neden hep ıslaktı böyle?
Ares, sert ve soğuk bir gençtir. Elzem ise dilsiz ve içe dönük bir çocuktur. Sınıfa yeni katıldığında, Ares ona mesafeli yaklaşır, ancak Elzem'in naif ve sabırlı tavırları zamanla Ares'in kalbini yumuşatır. İki zıt karakter arasındaki bu ilişki, birbirlerini anlamaya ve içsel yaralarını iyileştirmeye yönelir. Ares, Elzem'in sessizliğinde kendi duygusal boşluklarıyla yüzleşirken, Elzem de Ares'in içindeki acıyı fark eder ve bir bağ kurarlar.