Yıldızlar gülerek parlamayıda bildi, sönerek ağlamayıda.
Ama ben vazgeçemedim gönlümdeki misafirden.
Git dedim gitmedi, kal dedim kalmadı.
Ay doğdu, karanlık çöktü.
Daha önce hiç rastlamadığım hisler, beni dipsiz kuyuların en dibine gömdü.
Başıma bir hal geldi; bana dünyanın kaç bucak olduğun öğretti ve gitti.
Öptüğü her yerde güller açtıran sevgili, kendi elleriyle kopardı tüm gülleri.
Ne köklerini bıraktı geride, ne de toprak kırıntılarını.
Başıma bir hal geldi; geçmişimi fısıldadı kulağıma.
Başıma bir hal geldi; kendimi öğretti bana.
Başıma bir hal geldi; hayatı söyledi bana.
Başıma bir hal geldi; ölümü gösterdi bana.
Hani o gönlümde yatılı bi misafir vardı ya,
söktü ne varsa giderken kalbimden.
Ne damarlarım kaldı, ne de pıhtılaşan kan damlaları.
Başıma bir hal geldi; büyüttü beni.
Başıma gelen hal; sevda çiçeğinin kokusuyla zehirleyip, kopan güllerin toprağına ekti beni.
Alle Rechte vorbehalten