Story cover for Son Vaka by zeyyynnneeepp
Son Vaka
  • WpView
    LECTURAS 4,237
  • WpVote
    Votos 658
  • WpPart
    Partes 7
  • WpView
    LECTURAS 4,237
  • WpVote
    Votos 658
  • WpPart
    Partes 7
Continúa, Has publicado mar 07, 2020
"Ay ışığı yüzüne o kadar güzel vuruyor ki, sana aşık olmamak elde değil..." dedi fısıldayarak. Bakışlarımı pencereden çekip ona çevirdim. Bana vuran ay ışığı, yanıbaşımda durduğu için onun da yüzüne vuruyordu. Gür kirpiklerinin gölgesi elmacık kemiğine yansıyordu. Yavaş adımlarımla yanına yaklaştım ve yüzünü avuçlarımın arasına alıp elmacık kemiğini öptüm. "Bu gece seninle ay'ı izleyelim mi?"

Bu bir Vaka hikayesi. Cesetlerle, katillerle, sırlarla ve aşkla başa çıkmanın hikayesi. Bu Vaka'da Veda ile Bora'nın yanında olacak mısınız?
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir Son Vaka a tu biblioteca y recibir actualizaciones
O
#802tutsak
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) de ayboooo
31 partes Continúa
Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  de mavverra
54 partes Continúa
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
Laura Gercek ailem (Karanlik aşk) cover
Halısaha |texting cover
Sevdalı Ağa  cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
Sen Başkasın cover
Kalbe Zarar cover
Mafya'nın ki cover
Ev Arkadaşının Hakimiyeti cover
BİR MEZAR cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover

Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)

31 partes Continúa

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm