Her şey kaderin onlar için bir oyunu muydu?
Hayır.
Hepsi onları lanetleyen gizemli kızın başının altından çıkmıştı.
Regulus içinden kıza lanetler okurken kızın kahkahaları zihninde yankılandı.
-Ben en büyük laneti size uyguladım zaten. Gerisi size kalmış.
×××
Sirius kafasının içindeki sesten nefret ediyordu. Onu lanetlediği yetmiyormuş gibi bir de onunla alay etmeleri yok muydu?
-Ben de seni seviyorum Siri.
Sirius kızı görmezden gelmeyi tercih etti.
Alayları neyse ama kahkahaları? Aşırı sinir bozucuydu! Onları soktuğu bu durumdan ne kadar keyif aldığını belli ediyordu o gülüşler.
-Aldığım keyfin çeyreğini bile yansıtmıyor ama sen bilirsin.
Sirius gözlerini devirip koridorda ilerlemeye devam etti.
Arkadaşlarına hiçbir şey anlatamazdı çünkü Regulus bozulmaz yemin ettirmişti. Aptal kardeşi istemedikçe onlara bir şey söyleyemezdi!
-Regulus senden çok daha zeki aslında.
Tekrar göz devirdi. Tuhaf davranışlarını arkadaşlarına açıklayamayacağından bir şeyler uydurmalıydı. Onlara hangi yalanı söyleyecekti, söyleyebilecek miydi?
Daha da önemlisi, bu lanetten nasıl kurtulacaktı?
Aklına bu laneti aldığı gece tek amacının bölünen uykusuna dönebilmek olduğu geldi. Şimdi ise uyumaktan korkacak hale gelmişti.
Bu işe bir an önce son vermeliydi ve bunun için ne kadar hoşuna gitmese de Regulus ile birlikte çalışmaları gerekiyordu.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang