Story cover for Mesele Leyla by uzaydaki_bulutx
Mesele Leyla
  • WpView
    LECTURES 129
  • WpVote
    Votes 73
  • WpPart
    Chapitres 1
  • WpView
    LECTURES 129
  • WpVote
    Votes 73
  • WpPart
    Chapitres 1
En cours d'écriture, Publié initialement mars 15, 2020
Elimde ki son karahindibayı'da üfleyip, tanelerinin gökyüzüne yükselmesini izledim.

-" Çocuk gibisin Leyla."
Yanıma oturdu adam.

-" Hoşuna gittiğini sanıyordum."dedim düz bir sesle.

Gülme sesi kulaklarıma doldu. Ama hala kafamı karşımda ki manzaradan kaldırıp ona bakmadım.

-" Hoşuma giden sensin Leyla. Senin her halin hoşuma gidiyor."

Gülümsedim, ve kafamı yavaşça adama çevirdim.

O da karşıda ki manzaraya bakıyordu.

-" Galiba seni çok seviyorum ." dedim ve utançla başımı yere eğdim.

Sıcacık eli çeneme değince istemeden kasmıştım kendimi, kafamı kaldırıp gözleri ile buluşturdu gözlerimi.

Sağ tarafına vuran güneş adamı o kadar güzel gösteriyordu ki, mavi gözleri sıcacık görünüyordu.

-" Galiba bende sana bir ömür katlanabilirim."dedi ve dudaklarını alnıma bastırdı.

★°★

Kadın, adama aşıktı. 
Adam kadının her zerresine....

___________________________________________

Kitabımız da saçma yakınlaşmalara ve erotik sahnelere yer yoktur. Her şey dozundadır...
Tous Droits Réservés
Inscrivez-vous pour ajouter Mesele Leyla à votre bibliothèque et recevoir les mises à jour
ou
#29gönül
Directives de Contenu
Vous aimerez aussi
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄 , écrit par ozanakbabaxz
73 chapitres En cours d'écriture
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Vous aimerez aussi
Slide 1 of 10
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
Hata cover
Dokunursam Yanarsın [BxB] cover
Cansız Manken (+18) cover
11 GÜN cover
ÂFİTAP cover
Zorbanın Bedeninde cover
5. seviye cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover

𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄

73 chapitres En cours d'écriture

​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.