Okyanus gibi koyu ve sonsuz görünen gözlerine bakarak bugüne dek çektiği tüm acıları almak ve bir daha bulamayacağı bir yere hapsetmek istiyordum. Sanki bunu anlamışcasına minnetle yüzüme baktı. Geçmişin yalnızca kafamızda olduğunu, geleceğin ise avuçlarımızın içinde olduğunu biliyordum. Geçmiş , sona eren bir hikayeydi ve bunu fark ettiğimiz anda üzerimizde bir gücü kalmıyordu. Acıtmıştı, canımızı yakmıştı ve bizi değersizleştirmişti. Ama şu anın bir hediye olduğunu biliyordum. Şu an bulunduğum yerde geçmişin bir önemi yoktu. Geleceğin de öyle. İçerisinde bulunduğum saniyeden, dakikadan o kadar memnundum ki, yarın kıyametin kopacağını biliyor olsam, sığındığım tek şey bu anın güzelliği olurdu.
// You really know how to make me cry when you give me those ocean eyes//
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Efe, 19 yaşında sıradan bir genç. Hayatı sıradandı ve normal bir yaşam sürüyordu ta ki... Baran'ı tanıyana kadar.
Baran, 16 yaşına yeni girmiş herkesin deli gözü ile baktığı çocuk...
İşte şimdi "farklı" dünya ortaya çıkıyor!