Boyanmış Merhamet
Çayırların hayatı her zaman basitti; bitmek bilmeyen işler, sessiz akşamlar ve yarının bugünden farklı olmayacağını bilmenin verdiği alışılmış huzur.
On sekiz yaşındaki Laura içinse bu huzur çoktan geride kalmıştır. Babası demiryolunda çalışmak için evden ayrılmıştır. Annesi yatağa mahkûmdur. Küçük kız kardeşi ise ona muhtaçtır. Gün doğmadan başlayan sorumlulukları, gün battıktan çok sonra sona erer.
Her şey, bir akşam ormanda yaşlı bir meşe ağacının altında yaralı bir yabancıyı bulmasıyla değişir.
Yüzü kırmızı savaş boyalarıyla kaplıdır. Karnındaki yara ateş gibi yanmaktadır. Bilincini kaybetmeden önce, anlayamadığı bir dilde ona yalnızca "soluk benizli" diye seslenir.
Laura'nın arkasını dönüp gitmesi gerekir.
Ama gitmez.
Onu evine götürür.
Ailesinin ahırında sakladığı yaralı Osage genci Little Puma, ikisinin de hayatını sonsuza dek değiştirecek bir sır hâline gelir. Yaraları yavaş yavaş iyileşirken çiftliğin dışında şüphe büyümeye başlar ve iki dünya arasındaki uçurum, sandıklarından çok daha derin olduğunu gösterir.
Önce sessizlik, sonra merhamet, ardından güven...
Ve belki de en son aşk.
Ama korku, önyargılar ve sınırlarla çevrili bir dünyada, iki insan birbirini gerçekten seçebilir mi?
Bu, Netflix'in Küçük Ev dizisine dayanan, yaşları büyütülmüş bir alternatif evren hikayesidir.
Laura 18, Küçük Puma 22 yaşında ve bu hikaye, Charles'ın demiryolunda çalışmak için uzakta olduğu alternatif bir zaman çizgisinde geçiyor. Annesi yatalak ve küçük kız kardeşine bakmak zorunda olan Laura, evin yönetimini üstlenmiştir.
Bu noktadan itibaren hikaye kendi özgün yolunu izler.