Donuk Hisler
  • MGA BUMASA 3
  • Mga Boto 2
  • Mga Parte 1
  • MGA BUMASA 3
  • Mga Boto 2
  • Mga Parte 1
Ongoing, Unang na-publish Apr 07, 2020
"Şu hayatta hiç bir amacımız yok..." Diye yakındı Melih arkadaşlarına. "Yapacak şeyler bulmalıyız."

"Bizden bir bok olmaz be koçum." Diye devam etti Tuna. "Şu hâlimize bak, ailelerinin bile sevmediği çocuklarız biz."

"Benim bir fikrim var." Dedi Cihan. Sesi tok ve her zamanki gibi içi titretecek şekilde gür çıkmıştı.

"Ne o?" Diye sordu Çakır merakla.

"Katil olalım?"

--------------

Öylesine ağızdan çıkan bu sözler, dört arkadaşı paralı birer suikastçiye çevirmişti. Haksızlık yapan, boş yere can alan, kadına ve çocuğa şiddet uygulayan her insana düşman oldular ve bunu düzeltmek için bir adım attılar. Ne de olsa artık kaybedecekleri hiçbir şey kalmamıştı ellerinde. Belki kendilerini kaybetseler, yine acımazdı canları. Donmuştu hisleri... Ne sevinç, ne üzüntü, ne de kızgınlık. Artık hiçbir şey hissetmiyorlardı.

Tek iş birlikçileri zamandı ve zaman onlara hiç iyi davranmamıştı.
All Rights Reserved

1 parte

Sign up to add Donuk Hisler to your library and receive updates
or
#116argo
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK ni bosverdilan
83 Parte Ongoing
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
GECENİN İZİ ni hisssizyazar
26 Mga Parte Ongoing
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 10
Kal Benimle (Bxİ)  cover
Fındık Tarlası cover
Türk'ün Kızı (Gerçek Ailem) cover
SEKRETER cover
Mafya Bey'im/Texting✔️ cover
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK cover
Kara Gül  cover
Kaybolan Yıllar| Asker & Savcı cover
Lavin cover
GECENİN İZİ cover

Kal Benimle (Bxİ)

45 Parte Ongoing

Eşcinsel kurgu... İnterseksüel birey içerir!!!