BİRİSİ
  • WpView
    reads 49
  • WpVote
    Stemmen 0
  • WpPart
    Delen 1
WpMetadataReadLopende
WpMetadataNoticeLaatst gepubliceerd zat, jun. 20, 2020
" Tanrı yarattığı varlığa verdiği her özel yetenek için ondan bir bedel alırmış." Dedi yüzünü bana çevirerek. " Senin sesin güzel, resim yeteneğin var, zeki ve çok güzelsin. Söylesene senden ne aldı?" Yutkunmak istesemde yutkunamadım. Ne aldı olmamalıydı bu soru, neler aldı olmalıydı. Anlatsam belki saatler sürerdi bu sorunun cevabı ama sadece ağzımdan tek bir kelime kaçtı. "Çocukluğumu." Basit değildi. Ben o saydığı şeyleri tek kelimeye sığdırsam da bedelini ödemek o kadar kolay olmamıştı. Hâlâ ödemeye devam ediyor olmamda verdiği şeylerin büyüklüğünü mü yoksa bedelin ağırlığını mı gösteriyordu bilmiyordum.
Alle rechten voorbehouden
#67
fransa
WpChevronRight
Word lid van de grootste verhalengemeenschapOntvang persoonlijke verhaal aanbevelingen, sla je favorieten op in je bibliotheek en geef commentaar en stem om je gemeenschap te laten groeien.
Illustration

Je bent misschien ook geïnteresseerd in

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Meer details
WpActionLinkInhoudsrichtlijnen