RUGOR
  • WpView
    Reads 183
  • WpVote
    Votes 19
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Apr 24, 2020
Bundan binlerce yıl önce dünya üzerinde var olan bir ırkın efsanesi bu. Bu ırk hakkında hiç bir bilgi yok ne olduklarını,nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini bilen kimse yok. Günümüze kadar sadece efsane olarak görüldüler. Bazıları onlara iblis dedi bazıları canavar ve daha birçok şey. Ancak kimse gerçeği bilmiyordu. Ancak bir isim vardı. Hangi krallıkta hangi hangi şehirde ve hangi kasabada duyulursa duyulsun insanların içine korku salan bir isim. Efsanenin bi parçasında o isme ait yani Rugor 'a aitti. Efsanenin en çok bilinen kısmıda buydu zaten. Bu ırk yer yüzünden silindiğinde bile o ismin sahibi kalmıştı. Efsane de ondan söyle bahsedilir. Ismi saf öfke ve saf felaket anlamına gelirmiş ve çoğu krallığın çoğu kasabanın yok olmasının çoğu insanın acı çekmesinin sebebi oymuş derler. Sonra bir gün bu ismim sahibi birdaha hiç görülmemiş ama ismi daima yaşamış ve korku salmış. Peki ya bu sadece bir efsane değilse gerçek hep gömülü kaldiysa ve yeryüzüne çıkmayı beklediyse. Zaman kendini tekrar eder derler.Işte şimdi her şey gün yüzüne çıkacak. Ve Rugor efsanesi yeniden hayat bulucak.
All Rights Reserved
#71
efsane
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines