Story cover for YABANCI by kpays_kra
YABANCI
  • WpView
    LECTURAS 209
  • WpVote
    Votos 33
  • WpPart
    Partes 4
  • WpView
    LECTURAS 209
  • WpVote
    Votos 33
  • WpPart
    Partes 4
Continúa, Has publicado abr 14, 2020
Belki de bir tek bana yabancıydı...



İkimizde ses çıkarmamak için nefeslerimizi tutmuştuk. 

Odanın içinde yankılanan ayakkabı seslerini  tâ ilklerime kadar hissettim
Sonra da büyük bir kahkaha işittim. 

"Ah aptal kız...Seni bulamayacağımı zannediyorsan çok yanılıyorsun  
Bilirsin kaybolan şeylere tahammülüm 
yoktur"

Sesi hem alaylı hem de iğneleyici geliyordu. Açelya bana baktı ve şöyle söyledi

"G-gidiyorum selen a-ama sen beni kurtarırsın biliyorum. Kurtarırsın değil mi?"

"Yapma açelya lütfen yapma o adam kötü...çok kötü"

"Hadi açelya zorlama beni 3'ten geriye sayıyorum. Eğer çıkmazsan...anladığını umuyorum. 3-2..."

"Seni seviyorum selen" 

Dedi ve saklandığımız yerden çıkıp kendini ele verdi.

Sonra birkaç ayak sesi duydum ve kapı sesi  sonrası karanlık....



Bu kitap @medine topcan'ın kitabı yaşamayan ile bağlantılıdır...
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir YABANCI a tu biblioteca y recibir actualizaciones
O
#138asena
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) de irmmmaaakk
28 partes Continúa
Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  de ozanakbabaxz
78 partes Continúa
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover
ÂFİTAP cover
YAMAÇTA'Kİ EKİN cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
11 GÜN cover
Kar çiçeği cover
Zorbanın Bedeninde cover
5. seviye cover

KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ

15 partes Continúa

Görme engelli ve dilsiz bir genç kız. Hayatı normal akışında giderken, hayatına giren adamla nekadar karışabilirdi ki? Geçmişi ve bu günü karanlık bir adam. Annesinin zoruyla kendine varis istediği için varisini doğuracak, anlaşmalı evlilik yapacak, bir kadın arar. Hayatı zor, karanlık ve düşmanları olan bir adam. Bu iki insanın yolları kesişirse en fazla ne olabilir. Yaş farkı vardır.. +18 içerik, şiddet içeren sahneler olacaktır. Hikaye şahsıma aittir.Herhangi bir mecrada çalınıp paylaşıldığı takdirde, yasal işlem başlatılacaktır.