Hayatın belirsizlikten ibaret olduğunu biliyordum. Geçmişin aslında tüm geleceğimizi belirlediğini de. Hayat ne acıydı ki, geleceğimizi belirleme şansı bırakmıyordu elimize.
Bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım, bir sonuç alamıyorduk. Ne kadar seversek sevelim, yaşayacağımız şeylerin olmasını engelleyemiyorduk. Her mutlu olan, her zaman mutlu olacağına inanırdı. Bazıları ise mutluluğunun ardından gelecek olan acıları korkuyla beklerdi.
Eğer bana en mutlu olduğum anda hayatı dondurabileceğim bir seçenek sunulsaydı, bu anı seçerdim. Onunla olduğum anı, içimdeki aşkın büyüklüğünün farkındaydım. Eğer bir ihanete uğrarsam da yıkılacağımın da. Korkuyordum, hayat çoğu zaman acımasızlığını üzerimde oynarken mutsuzluğa mahkum bırakılmaktan korkuyordum.
Onun olmadığı her an, benim cehennemim olacaktı.
Zeren yıllar sonra babasının varlığından haberdar olduğunda babası onu çoktan bulmuştu.
Bu Zeren'in hikayesi. Abileri, ablası ve ikiziyle aile olmayı başarabilecek mi?