LEYLİFER: KANLI AY

LEYLİFER: KANLI AY

  • WpView
    Reads 13,295
  • WpVote
    Votes 878
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 6, 2026
Gerçek kimliğinden bihaber yaşayan Evin Yağmur Erkuran, reşit olur olmaz onu yetimhaneden alan anneannesinin ormanın içindeki kulübesine taşınmak zorunda kaldı. Küçüklüğünde kimsesizliğine kimse olacak biriyle tanışıp onu labirent taşıyan zihninin tam merkezine oturttu. Onun adı, İblis. Zihninin içindeki labirentin tüm koridorlarını ezbere bilen, tüm odalara sahip olan karanlık bir ruh. Farklı bir ruh, farklı bir zihin. Onlar, yazısız bir anlaşmanın birbirine bağladığı iki ayrı ruhtu. Kurt ve Kuzu'ydu. Bir gün, anneannesinin doğum gününde verdiği kolye, hayatının dönüm noktası oldu. Ertha'da okuduğu lanetli mağara, kendi yaşadığı ormanın içinde saklıydı ve Evin Yağmur, doğum gününde onu kovalayan bir gölgeden kaçarken kendini o mağarada buldu. O mağara bihaber olduğu kimliğini açığa çıkartacak; ölümü ve yaşamı beraberinde getirecek ve gecenin kabusları doğurduğu anlarda ruhuna tanıklık eden kızıl gözlerle tanışmasını sağlayacaktı. O kızıl gözlerin pençesi, ruhunu alacak ve onu parçalara ayıracaktı. Ama kızıl gözlü kara kurdun bilmediği bir şey vardı; o da, içindeki canavarın Evin Yağmur'a çoktan aşık olduğuydu. ''Ölüm ancak onu isteyene yakışır.'' Yayımlanma tarihi: 16.04.20 Kitap kapağı tasarımı: @UmmuhanBaki
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SUYUN FISILTISI (1)
  • KARANFİL MÜHRÜ | Azize 1
  • GİZ: ZAMAN(+18)
  • Umursamaz
  • MAHRU- Kayıp Ruh-
  • Carla 🙋
  • KRALIN KIZI | +18 (Tamamlandı)
  • Derin Sular
  • Milyârderin Vekili 2
  • İKİNCİ DÖRDÜN

Gökleri inletecek derecede yağan yağmur küçük köyümüzü bertaraf edebilir güçlükteydi. Şimşeklerin çıkardığı korkunç seslerle bedenim bir kez daha titrerken yersiz olan bu korkuma mâni olamamıştım. Bir süre gözlerim kapalı bir hâlde gök gürültüsünü ve yağmur damlalarının pencereme sert vuruşunu dinledim. Çok geçmeden gözlerimi istemeye istemeye araladım. Uyumadan önce odamı aydınlatması için yaktığım üç mum yavaş yavaş etkisini yitirerek erimişti. Uyuşuk adımlarla yatağımı terk edip pencereden dışarıya doğru kaçamak bir bakış attım. Yoğun yağan yağmurdan dolayı dışarıyı pek net görememiştim. Derin iç çekişimle birlikte sırtımı dönmek üzereyken ansızın duyumsadığım ve anlamlandıramadığım bir koku genzimi yakarak etrafımı sardı. Kaşlarım anında çatılırken hemen arkamda bir gölgenin, sıcak bir nefesin tazeliğini hissetim. Nefesimi tutarak hareketlendiğimde hissetiğim o sıcak nefes yüzümü okşayarak geçmişti. Kalp atışım anında hızlandığında korkumu varlığını bilmediğim adamdan gizlemek istedim. Evimde daha doğrusu gecenin bir vaktinde yatak odamda tanımadığım bir adamla bir başımaydım! Kim bu yabancı? Gözlerim karanlığın örtemediği çehresini incelerken alıp verdiği sıcak nefesler yüzümü yalayıp geçiyordu. Boğazımda düğümlenen bağ yavaşça çözümlenirken kendimi ona bu sözleri söylerken buldum. Kesinlikle çıldırmış olmalıyım! "Bir katil olmayacak kadar güzel, bir yabancı olmayacak kadar yakınsın. Söyle bana... kimsin yabancı?" Dilimden firar eden sözlerin şaşkınlığından sıyrılamadan yabancı halimden keyif almışcasına bir ses çıkararak dudaklarını araladı. "Buldum seni ukala eşim." Not: Wattpata yayınlanan ilk Suyun Fısıltısı adlı kitabıdır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines