GLAYÖR
  • WpView
    Reads 565
  • WpVote
    Votes 23
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 3, 2020
WpInfo
Fiction
Romance
Ellerimin terini tekrardan pantolonuma sildim sakin aleda diyerek kendimi sakinleştirmeye çalıştım ne kadar sakinleşebilirsem artık "Barın" dedim. "Efendim güzelim" "Ben seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?" Barın gülümseyerek telefonundan kafasını kaldırdı "Biliyorum bende seni çok seviyorum" tuttuğum nefesimi dışarı bıraktım ve Barına yaklaşıp onu öpme cesaretinde bulundum dudaklarını dudaklarımda hissettiğimde sanırım midemdeki kelebekler ağzımdan çıkacaktı ve bir anda Barın kendini çekti çatık kaşlarıyla bana bakarak "Aleda sen davranışlarımdan ne çıkardın bilmiyorum ama ben seni kardeşim olarak görüyorum küçük kız kardeşim gibi sen... sen ne anladın ne kurdun o kafanda bilmiyorum ama böyle bir şey mümkün değil bu olmamış sayacağım hatta sayacağız tamam mı?" Barın Saraçoğlu & Aleda Arslanlı
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines