ANİDEN |texting|

ANİDEN |texting|

  • WpView
    Reads 386
  • WpVote
    Votes 32
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 16, 2020
Kendimi bir şekilde cesaretlemdirmeliydim. Artık ona yazmamın zamanı gelmişti. Bu iş böyle gitmezdi. Hızla diğer hatta geçip onun numarasını kayıt ettim. Uzun bir süre ona yazmadan onu izledim. Topu nasıl sürdüğünü yükseklik o koca boyuyla nasıl potaya soktuğunu. Su içmeye giderken hızla tuşladım. Suyunu alırken gözü telefonuna kaydı ve eline aldı. 05..: Öncelikle selamın aleyküm, haritanız varsa alabilir miyim? 05..: Gözleriniz de kayboldum da.. 05..: Oh be giriş yapabilidim, üffff😇😅 (Aytekin çevrimiçi) Aytekin:??! 05..: Olmadı değil mi? 05..: Dur biraz daha ciddi giriş yapayım. 05..: İsminin anlamı ay gibi tek ve çok değerli demek, eminim biliyorsundur ama benim vücudumun tek ve en değerli organına adının her harfini kazıdım, kalbime yani.. Aytekin: Git troll yapacak başkasını bul! Aytekin: Uğraşamam. (Aytekin çevrimdışı) •• TEXTİNG'tir ve eğlence amaçlıdır. 29.03.20 23.39
All Rights Reserved
#75
dil
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines