Karanlığın yeni esiri Mor olmuştu...
***
Bugün karanlığın rengi Mor olmuştu. Gece, Mor'a bürünmüştü. Ruhu ölmüş kız Mor semada dizlerinin üzerine çökmüştü. Göz yaşları toprağı ıslatıyordu. Uçurumun kenarındaydı. Azrail'i bekliyordu... Sağ eliyle yanaklarına dökülen göz yaşlarını silmeye başladı. Lakin göz yaşları saniyeler geçmeden tekrar ıslaklığını ve soğukluğunu yanaklarında hissettiriyordu. Kızın gözleri bir hiçliğe bakıyordu. Solmuş ruhu parça parça gök kubbeye ulaşmıştı. Ruhundan kalan son kırıntıları ise Mor Gece'ye haykırarak yitirmeyi planlıyordu.
"Söyle bana karanlık Gece; Ne istedin solmuş ruhumdan?" Diye haykırdı ruhu hiçliğe giden kız. Yorulmuştu. Her seferinde ruhunun öldürülmesinden bıkmıştı. Tek tek kaybediyordu sahip olduklarını.
Göz yaşları şiddetini arttırmıştı. Dizlerinin altındaki toprak, kızın göz yaşları ile nemleniyordu. Kız saniyeler geçtikçe, dakikalar geçtikçe ağlıyordu. Mor gökyüzüne bakıp, göz yaşlarını paylaşıyordu. Saniyeler sonra yanında oluşan gölge ile göz yaşları yavaşlamıştı. Lakin kız kim olduğuna bakmamıştı. Bilincinin bir oyunu olduğunu düşünüyordu. Fakat kulağını istila eden ses ile donup kalmıştı.
"Solmuş Ruhlu Kız, ruhunu paylaştığın adam geri geldi. Şimdi ben ruhumu paylaşmak isterim, senin solmuş ruhunla. Ruhun beni kabul eder mi?" Bilincim benimle oyun mu oynuyordu?
Eğer oyun oynamıyorsa; Kanı toprağa karışan adam, Solmuş Ruhlu Kız'a geri dönmüştü.
***