Vişne Suyu

Vişne Suyu

  • WpView
    Letture 11,140
  • WpVote
    Voti 949
  • WpPart
    Parti 44
WpMetadataReadCompleta dom, dic 27, 2020
WpInfo
Narrativa
Storie d'Amore
Aşkın ne demek olduğunu bilmeden aşk acısıyla tanışan bir genç kızın hikayesi. ~ Gecenin bir yarısında onca yolu bu çehre için mi gelmiştim? Ne vardı bu yüzde? Ne vardı ki onu bu kadar değerli kılıyordu? Belki onu değerli kılan dış görüntüsü değil de aramızda oluşmuş olan bağdı. Bana göre aşk kaderin bir oyunuydu. Her insan farklı renkte ip yumağını elinde tutardı doğduğunda. Kaderse o renkli ipleri rastgele bağlardı birbirine. Kader bizim renkli iplerimizi birbirine bağlamıştı. Siyah ve kırmızıdan oluşan ipti aramızdaki. Kimse tarafından görülmeyen ama öyle kuvvetli ki ne kadar uzakta olursak olalım kendini hissettiren bir ip. Bazen başkalarına dolansak da asıl bağlandığımız kişi hep ipin ucunda bekliyordu. Ölüm gibi keskin bir makas ayırana dek sımsıkı bir düğümle bağlanmıştık Batı'yla. O hissediyor mu bilmiyordum ama ben tüm zerrelerime kadar bunun farkındaydım. ~
Tutti i diritti riservati
#23
seren
WpChevronRight
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • LİNA
  • Sen ve Ben
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MİNEL
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Söyle Bana Demonio
  • SEMT ABİSİ /Yarı texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti