DİLHUN
  • WpView
    Reads 34
  • WpVote
    Votes 31
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, May 11, 2020
"Beni hiçbir zaman sevmeyeceksin değil mi?" bunu söylerken sesi titriyordu genç kadının. Sarhoşluğun verdiği cesaretle konuşuyordu bunları. karşısında duran adam onu hiçbir zaman sevmeyecektir, biliyordu. Bunu bilmek genç kadının canını acıtıyordu. "Sarhoşsun! Uyu hadi." Genç adamın sesinde şevkat kırıntıları vardı. Bu sorunun cevabını genç adamda bilmiyordu. Belki de cevabı biliyordu ama dile getirmekten korkuyordu. Kendine mi itiraf edemiyordu yoksa, karşısında ona dolu dolu gözlerle bakan genç kadına mı itiraf edemiyordu. Genç kadın sertçe yutkundu. Adamın gözlerine bakmak istemiyordu. Eğer o gözlere bakarsa tuttuğu gözyaşları, siyah kirpiklerinin arasından inci tanesi gibi süzülecekti yanaklarından, biliyordu. "Beni sev." Genç kadının sesi hem güçsüz hem de yorgun çıkıyordu. Gözleri kapanıyordu, kendini uykuya teslim etmek istiyordu. "Olur mu?" Gözleri kapanmıştı. "Beni sev..." Genç kadın kendini uykunun huzurlu kollarına bıraktı...
All Rights Reserved
#618
mardin
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines