Albus Severus Hogwarts'ta

Albus Severus Hogwarts'ta

  • WpView
    Reads 1,091
  • WpVote
    Votes 34
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 13, 2014
WpInfo
Fiction
Fantasy
Albus Severus'un Hogwarts Cadıcılık ve Büyücülük Okulu'na gitmesine bir gün kalmıştı . Albus çok heyecanlıydı ama çok da korkuyordu çünkü abisi olan James Sirius onun gözünü biraz korkutup Seçmen Şapka'nın onu kesinlikle Slytherine'e seçeceğini söyleyip duruyordu. James her öyle söylediğinde Albus'un korkusu daha da büyüyordu ve bunun fark eden babası Harry onunla konuşmaya karar verdi. Harry oğlu Albus'u yanına çağırıp ona"Biraz konuşalım mı ?"diye sordu. Albus evet anlamında başını salladı. Harry Albus'u koltuğa oturttu ve onun yanın oturdu. Albus çekingen bir tavırla"Baba, ya Sltherine'e seçilirsem ?"diye sordu. Harry ise sakin bir tavırla"O zaman Sltherine'e iyi bir genç büyücü kazandırmış olursun"dedi ve ekledi " Ama eğer senin için bu kadar önemliyse Gryffindor'u seçebilirsin."dedi. Albus heyecanla"Bunu nasıl yapabilirim ? "diye sordu. Harry"Seçmen Şapka senin isteklerini dikkate alır."diye cevap verdi. Albus " Gerçekten mi"diye sordu. Harry "Gerçekten" diye cevap verdi.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines