Gözlerimi kapattım...
Hafif bir rüzgar esiyor etrafta, sanki kanatlarım varmışçasına özgür ruhum...
Yağmurun bana fısıldayışını duyuyorum...
Elimdeki şemsiyeyi bırakıyorum yere..
Kaçmıyorum kirli insanların bile bile yağmurdan kaçması gibi, özgür su damlalarından...
Bedenimi degil ateşlerdeki ruhumu ıslantıyorum, korkuyorum yanmaktan...
Ayaklarımın yanında birikiyor bir dua gibi sular...
Adım atıyorum... sanki dualarımda geliyor benimle,kabul olurmuşcasına...
Ellerimi kaldırıyorum sema'ya.
Su damlaları yüzüme naif bir şiir gibi dokunup, yere düşüyor....
Heryer şimdi mısra mısra...
Şairime sesleniyorum içimden, "Ne güzel şairsin sen."
Gökyüzü çekiyor dikkatimi,
Bana inat edercesine, siyah olması gerekirken,birsürü aralıklarla masmavi...
Gözlerimle,gökyüzü aynı renk oluyor.
Dudağımın kenarı kıvrılıyor istemsizce...
Sonra başımı yere eğiyorum...
Tekrar Dünyama dönüyorum.
Ve içimden diyorum ki; "keşke bir yağmur damlasıyla bile mutlu olan bu kızın kalbini yangınlara atmasaydınız..."
Gülümsemem siliniyor yüzümden.
Ben oluyorum. Ruhumu o yağmur damlalarında bırakıp,
gidiyorum yoluma...