harry potter felsefe tası

harry potter felsefe tası

  • WpView
    Reads 1,674
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Aug 31, 2014
Büyücü anne ve babasının gizemli bir şekilde ölümünden sonra Harry Potter, kendisine sığıntı gibi davranan akrabaları ile yaşamaya başlamıştır. Annesinin ve babasının trafik kazasında öldüğünü sanmakta ve hiçbir gerçeği bilmemektedir. 11. yaş gününde bir baykuş Harry'ye yeşil renkte yazılmış bir mektup getirir. Evdekiler tarafından imha edilen mektubun aynıları daha sonraki günlerde de getirilmeye devam eder fakat Harry bir türlü mektubu okuyamamaktadır. Bu sıradışı olaylardan kurtulmak için denizin ortasında bir ada da bulunan bir eve bile taşınılır. Bir süre sonra Hagrid adında bir dev eve gelerek Harry'e gerçeği, babasının Lord voldemort tarafından öldürüldüğünü,annesinin ise kendisini korumak için eski bir mısır büyüsü ile kendini feda ettiğini anlatır. Onun bir büyücü olduğunu ve Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda okumaya hak kazandığını ifade eder. Buna inanamayan Harry bunca zaman yaşadığı olaylardan yola çıkarak okula gitmeye karar verir. Dursley Ailesi buna karşı çıksalar
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • KURTBEY
  • ISSIZ ADA (+18)
  • HER KİMSEN
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Gerçek Ailem~ Eliz

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines