Yaşadığı travmalar sonucu kendisini duvarları arasına çekmiş bir genç kız,
Ailesinin ölümü onu derinden yaralarken başka hiç kimsesi olmaması da onu içten içe mahvediyordu.
İnsanlar büyüdükçe hayatları da büyür,
Yaşadıkları zorlaşır ve katlanılmaz bir hale gelir.
Yaşanan acılar yorar, kendinden bile sıkılırsın bazen, ama öyle bi an gelir ki;
Biri çıkar karşımıza ve o bizi biz farketmeden değiştirir. Öyledir ya aşk,
Nerede imkansız varsa gider onu seçer.
Geçmişten buraya doğru gelen intikamın serin nefesi bizi üşütmeye yetecekti.
Geçmişe dayalı bir intikam,
Görülmemiş hesaplar,
Yarım kalan bir kız, eksik büyütülmüş bir erkek.
" Güneş gibi parlamaya devam et Gün Işığım.."
Öyle bir söz yazılır ki bütün bir hayat anlatılır, öyle bir hayat yaşanılır ki bütün sözler anlamsız kalır. Hayat bir şekilde akıp gidiyor zaten onemli olan her anı doya doya değil, dolu dolu ve anlamlı yaşayabilmek.
Görme engelli Zeynep ile Musab'ın yolu bir Yeşilçam klasiği ile kesişti. Ama kaderleriydi onları ayırmayan. Tesadüf diye bir şey olmadığına göre tevafuktu tüm karşılaşmalar..