Katran·Soğuk Ateş

Katran·Soğuk Ateş

  • WpView
    Leituras 16
  • WpVote
    Votos 2
  • WpPart
    Capítulos 1
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização sáb, mai 23, 2020
WpInfo
Ficção
Fantasia
Yıllardır insanlığın dilinde dolanan şüphe; "Uzaylılar gerçekten var mı?" Yapılan araştırmalar, görülen yerler, yazılan kitaplar, yapılmış ropörtajlar ve daha nicesi yetmemişti bu sorunun cevabını netleştirmemiz için. Ama bir doğru vardı ki, uzaylılar gerçekti. İnsanoğlu doyumsuz, acımasız, sinsi bir varlıktı. Bu dünyanın kanseri, evrenin sonuydu. İnsanoğlunun ne yapacağı veya ne tepki vereceğini kestiremezdiniz. Peki ya asıl soru; ya uzaylılar? *** "Maysa, neler oluyor?" "Sokakta birini buldum Deniz, teni buz gibi ve titriyor!" "Yardım edebiliriz, Maysa. Ancak şuan bana durumu hakkında basit bir rapor özeti geçmen gerek!" "Bilemiyorum, titriyor! Teni buz gibi, bembeyaz. Birşeyler mırıldanıyor gibi ama ne dediğini tam kestiremiyorum-" telefon ellerimin arasından kayıp yere düştü. Karşımda yere çökmüş, cenin pozisyonu almış, tir tir titreyen genç adam göz kapaklarını aralayarak sarı hareleri ardından bana bakmıştı. "Maysa? Neler oluyor!? Maysa, ses ver!" Konuşamadım. Dilime mühür vurulmuş gibiydi. "Şuan bana bakıyor, ne yapacağımı bilmiyorum. Bakışları çok öldüresiye duruyor! Gel ve beni kurtar!"
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo