Yıllarca envai çeşit zorluğa birlikte göğüs geren Asaf ve Asrın'ın doğdukları şehre yerleşmeleriyle onca yılın ardından açığa çıkan gerçekler... Daha doğrusu, gerçek aileleri!
***
"İnanır mısınız, ben hiç üzgün değilim. Aksine, işler daha da eğlenceli bir hal almaya başlamış gibi hissediyorum."
Gevşeğin tek bir kelime daha etmesine tahammülüm yokken uzunca konuşması beni iyice sinirlendirdi. Allah'ım, sen keçilerime mukayyet ol!
"Ben de eğlenecek gibi hissediyorum."
Lafımı bitirir bitirmez ileri atlayıp yanağına yumruğumu yapıştırdım. Sinirle gücümü ayarlayamadığımdan galiba, benim bile elim acıyordu!
Sonra ne mi oldu? Dışarıda kalmamızla başlayan maceramız önce hastane, ardından da ifade için bizi alan polislerle emniyet müdürlüğünde devam ederek harcamamız gereken dört saati hayli hayli doldurdu.
Şimdiyse tek umduğum, şu gevşeğin benden şikayetçi olmamasıydı.
***
05.09.21
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."