Hiç bir şey aşka engel değildir.
Babasının ani ölümü üzerine annesi ile Rize'ye gelen Deren,Defne ile tanışır. Ve aynı zamanda Deniz ve Batu ile bunlar belalı tiptir tüm okul onlardan korkar ama Deren habire Deniz'i sinirlendirir. Deniz Derenin hayatını araştırıp kısa bir öz geçmiş bulur en çok yaptığı şey, en korktuğu sey falan. Deren bir gün Deniz'i sinirlendirir Denizde onu bodrum kata sürükler reddedilmeyi hazmedemeyen Deniz karanlıktan korktuğunu bile bile onu bodruma kitler Deren ağlarken çantasında telefon olduğu aklına gelir ve Defne'yi arar ona yardım etmesini Deniz'i ikna etmesini söyler. Defne'de bire bin katarak Deniz'e kapıyı açması için yalvarır. Ancak Deniz kapıyı açmak için geldiğinde,Deren'i yiyecekmiş gibi bakan biri bodrum katta onu taciz etmektedir. Deniz onu o halde görünce taciz eden çocuğu döver ve kendi depolarına götüttürür. Bu arada Deren bayıldığı için onu Deniz ve Batu'nun evine götürürler. Defne,Batu,Deniz beklerken Deren uyanır olanları hatırlayınca salonda bir o yana bir bu yana gidip durur bu sırada onun için üzülen Deniz ona sarılınca Deren kendini çok rahat hisseder ve oda ona sarılır.
Peki ya bu sarılma yeni bir aşk doğuracak mı ?
Deniz belalı tip olmaktan Vazgeçip sevgili yapacakmı ?
Ya da en önemli soru
'DENDER' olucak mı? Aynı devam etse bile Deren Denizi olduğu gibi kabul edecek mi?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Yedi yıl önce kaçtığım o cehennemden gerçektende kurtulmuş muydum? Yedi yıl sonra tekrar karşı karşıyaydık ama tek fark artık ben savunmasız küçük kız değildim...
Karşımdaki sırıtan aileye ve dolu gözlerle bana bakan diğer aileye karşı sadece boş bakışlarla bakıyordum.
Acı? Hayır.
Hüzün? Hayır.
Mutluluk? Asla.
Öfke? Değil.
Sadece kocaman bir boşluk vardı doldurulamayacak bir boşluk gerisini zaman gösterecekti...
Ben Aden. Sadece Aden yine ve yine tek başımayım.
Bundan sonra tek olacak mıydım peki?
*Küfür içerir,rahatsız olacaklar okumasın!*
*Kurgu bana aittir çalınması durumunda gereken işlemler yapılacaktır!