Ablasının düğün günü kaçmasıyla Leyla, istemediği bir kaderin içine sürüklendi. Kapı açılınca kendime geldim. Annem içeri girdi. "Zelal nerede?" Hiçbir şey demedim. Elbiseyi yerde görünce ağlamaya başladı. "Nerede Zelal?!" Ayağa kalktım. "Evden çıktı." Annem dondu. "Sen... ablanın kaçmasına izin mi verdin?" Başımı salladım. Annem bana bir tokat daha attı. Sonra köşeye gidip ağlamaya başladı. Bir süre sonra elbiseyi yerden aldı. Ve bana fırlattı. "Giy şunu." Elimde elbise ile kaldım. Annem yanıma geldi. "Madem ablanın evlenmesine engel oldun..." Gözlerimin içine baktı. "O zaman sen evlenirsin." Gözyaşlarım elimdeki elbiseye damlıyordu. "On yedi yıl sana baktım." "Sen de bir işe yara." Elbiseyi yüzüme doğru kaldırdı. "Giy şunu Leyla." "Onların bizden istediği sadece bir gelin." Gözlerimin içine bakarak söyledi. "Gelin doğru mu yanlış mı... hiç fark etmez." Kolumdan tuttu. "Yanlış gelin olmayı sen seçtin." Sonra elimi bıraktı. Alnımdan öptü. Ve ben sadece fısıldayabildim. "Yanlış gelin mi..."
More details