DONÖR
  • WpView
    Reads 8,837
  • WpVote
    Votes 213
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Oct 30, 2021
Kalbini, kendine bakmakla yükümlü olan hemşiresine kaptıran ve onun sayesinde hayatını sayfalara dökmeye karar vermiş Hodckin Lenfoma hastası Eray'ın, başından geçen kötü olaylara rağmen hayata dört elle sarılmasının hikayesi. Eray Beha, 23 yaşında genç bir adamdır. Kusursuz bir şekilde ilerleyen hayatı kanserle tanışınca alt üst olur. Hastaneye yattığı sıralarda tanıştığı bir kız ve bundan aylar sonra hayatına giren bir hemşireyle eski benliğini bulmaya, iyileşmeye çalışır. Hayatına giren çıkan insanlar onun karakterine yön verirken aynı zamanda birçok duygusal karmaşanın içine sürüklenmesine neden olur. Savaştığı hastalık bedenini, yaşadığı duygular ise ruhunu yıpratmaktadır. Onun yazdığı bu roman önceden kurgulanmış bir eser değildir. Sizin okuduğunuz yerleri yaşamış, okumadıklarınızı ise henüz yaşamamıştır. Büyük bir bilinmezlikle ilerleyen bu romanın sonunda acı mı yoksa mutluluk mu olacak bunu siz de Eray'la birlikte öğreneceksiniz.
All Rights Reserved
#167
fedakarlık
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines