Yıllar önce 10 farklı ustanın yaptığı 5 tanesi takı ve diğer 5 taneside silahtan oluşan 10 farklı eser. Halhal, bronş, yüzük, küpe ve kolye. Mızrak, yay, hançer, kılıç ve zırh. Bu 10 nadide eserin hepsi özel güçlere sahip. Kendini kullanan kişilere farklı güçler takdim edebiliyorlar. Fakat kolye, onun hikayesi bambaşka. Onu sadece kolyenin seçtiği kişi kullanabilir. Onun güçlerini kontrol edebilecek güce sahip olan kişi. Evet güçlü kaslı biri zannettiniz belkide. Ama tam tersine çocukluğundan beri sürekli şiddete maruz kalmış ve sadece 18 yaşında olan genç bu kolyenin yeni kullanıcısı. Kolye onu seçti, peki o ne yapacak?
Arkadaşlar konu hem dram hem fantastik olacaktır. Lâkin ilk bölümlerde dram biraz daha baskın, ilerki bölümlerde daha fantastik yazmak niyetindeyim. Umarım beğenirsiniz, lütfen okumayı bırakmayın. Keyifli vakitler...
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır.
Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır.
Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir.
Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım.
Düştüğün an esirsin.
Ben de esirim artık,
Hem Karadenize hem bir çift ela göze...