Anılar.
İnsanların doğumu ile başlayıp, ölümüne kadar olan süreye verilen addır: hayat.
Hayat dediğimiz bu sürecin bir yoldaşı vardır, asla yalnız bırakmaz onu. Bazen iyi, bazen kötü...
'Anne' dediğimiz ilk an, yürümeye başladığımız ilk an, arkadaş edindiğimiz ilk an.
Ve daha niceleri.
Verdiğimiz her karar, yaptığımız her eylem bizlere anı olarak geri döner. Ve bir ömür boyu bizimle yola devam eder.
İnsan, anılarını ve geçmişini bilmezse geleceğini şekillendiremez.
Peki ya, bizi biz yapan anılarımızın önemli bir kısmı hafızamızdan kaybolursa?
Bir sabah uyandığınızda hayatınızın en güzel ve en özel anılarını hatırlamazsanız ne olur, hiç düşündünüz mü?
Peki ya o anıların sahipleri size tekrar geçmişinizi ve biraz da geleceğinizi vermeye çabalarsa?
Bade : Seni bulup, sımsıkı sarılacağım.
Bade : En azından bu zamana kadar beni gerçekten sevdiğini hissettirdiğin için yapacağım bunu.
Bilinmeyen : Bu dediğine gerçekten inanıyor musun?
Bade : Seni bulacak olmama mı, sarılacak olmama mı?
Bade : İkisine de inanıyorum.
Bilinmeyen : O zaman bana söz ver.
Bilinmeyen : Kim olursam olayım, beni bulduğunda sarılacaksın.
Bade : Söz.