Son Dilek

Son Dilek

  • WpView
    Reads 1,475
  • WpVote
    Votes 450
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Mar 19, 2024
Bu hikayedeki başroller belirsiz, doğrular belirsiz, yanlışlar belirsiz, hatalar belirsiz... Belli olan tek şey, sen gelmeden bu belirsizliğin çözülmeyeceği. Uzun ve bir o kadarda yorucu olan bu yolculukta bunca zaman yüzleri gülmeyen bir grup insanın içinde, duygularında, yaptıkları hatalarda, kaybettikleri gençliklerinde kendinden bir parça bulmaya, birlikte iyileşeceğimiz, birlikte güçleneceğimiz, birlikte yıkılıp birlikte kalkacağımız bu serüvende var mısın? ☘️ "Sen çok mu seviyorsun anneni?" "Elbette, anneler sevilmez mi?" "Kızını seven anneler sevilir. Annen seni sevseydi bırakmazdı. Ne yapar eder, bir yolunu bulur ilk fırsatta senden vazgeçmezdi. O seni sevmiyormuş, sen neden şimdi onun için ağlıyorsun? Seni sevmeyen biri için döktüğün gözyaşları seni sevmeyen insanın kahkahalarına neden olur... Şimdi bu yüzden ağlamaklı suratını yüzünden sil ve onsuz geçireceğin günlerin tadını çıkar." Bu sözler üzerine ağlaması şiddetlenmişti Ayça'nın. Ne olduğunu anlamayan kadın ve adam anlamaz bakışlarla, şaşkın suratlarla Ayça'nın ağlamaktan kızaran yüzüne bakıyorlardı. "Neden ağlıyorsun? Ne dedim ben şimdi?" "Benim gözyaşlarım annemin kahkahaları olacaksa benim kızaran gözlerimin bir önemi olmamalı. O gülecekse her şeye razıyım ben, babamda anneme böyle derdi biliyor musunuz? Gerçek sevgi bu işte... Sevdiğin insanın bir tebessümü için elinden geleni ardına koymamalıymışsın, ben de annemin kahkahaları için canımı bile veririm." Bu konuşmadan sonra hıçkırarak ağlayan bir insanın sesini duymuştu bu ıssız sokak... İlk defa bu kadar acı yüklü bir manzaraya sahip olmuştu taştan evler, ilk defa üstünden geçen yükleri taşıyamamıştı kullanılmaktan eskiyen siyah asfalt... ☘️ 080820
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Çiçekçi (Tefeci Kurgusu)
  • ÂFİTAP
  • Kar çiçeği🥀
  • Zorbanın Bedeninde
  • Ölüm Oyunu
  • Yalanlarin Ötesinde
  • 5. seviye
  • Sırlar (gerçek ailem)
  • Cansız Manken (+18)
  • KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ

Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... "Artık onu bırakmam." Diyordu Kuzgun. Sesi hiç uyumamış gibi dinçti. "Abi saçmalama istersen. Kız gitmek isterse ne yapacaksın? Zorla mı tutacaksın?" Dedi Hakan. Tek kaşım havalandı. "Evet, zorla tutacağım. Daha önce küçük diye uzak durdum, ama kader onu bana tekrar getirdi. Bir daha bırakmam." Sesi netti. Kimden bahsettiklerini anlamadığım için kaşlarım çatıldı. "Sen iyice kafayı yedin." Dedi Hakan sinirle. Sesleri kısıktı. "Evet yedim. Kafayı yedim. Boşuna getirdin beni buraya konuşmak için. Kararım kesin. Asel'i bırakmam." Dedi Kuzgun sert sesiyle. Durdum. Sanki o an dünya bile durmuştu. Nefesim kesildi. "Hani unutmuştun kızı? Ne oldu bir anda?" Dedi Hakan. "Unutmuştum. Ama o tekrar çıktı karşıma. Seviyorum onu." Demesiyle kan beynime sıçıradı. Dudaklarım şaşkınlıkla aralandı. "Bu sevmek değil Kuzgun. Sen o kıza korkunç derecede takınt-" Diyordu ki sözü yarıda kesildi. Çünkü bir adım ileriye gitmiş ve kapıyı açmıştım. İkisinin de gözleri üstüme çevrilirken ben şokla Kuzgun'a bakıyordum. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines